Kan Kök Hücresi
Kan kök hücreleri son 50 yıldan fazla süredir üzerinde çalışılan bir konu. Kan kök hücreleri kemik iliğinde bulunuyor ve gerektiğinde kandaki tüm hücre türlerine dönüşebiliyorlar. Ancak, son yıllarda bu hücrelerin sadece kan hücrelerine değil, kas, kemik, damar hücrelerine de dönüşebildiği gösterildi. Kan kök hücreleri her gün
milyonlarca kan hücresi yaparak kanımızı yeniliyorlar. Sadece kemik iliğinde
değil, kanda da bulunuyorlar. Bu hücreler kendilerini sürekli yenileyebilme gücüne
sahip. Görünüşleri beyaz kan hücrelerine benziyor. Yüzeylerindeki bazı özel proteinler sayesinde T ve B hücrelerinden ayrılabiliyor. Kemik iliğindeki her 10-15 bin hücreden sadece biri kan kök hücresi. Kanda ise bu rakam 100 binde bire düşüyor. Bu nedenle erişkin bir insandan kan kök hücresi elde etmek, oldukça zor bir işlem. Kordon kanında veya plasentada daha yüksek oranlarda kan kök hücresi var. Buradan elde edilen kan kök hücreleriyle doğuştan kan hastalığı olan çocuklar tedavi edilebiliyor.
Kan kök hücreleri kan kanserinin tedavisinde uzun süredir kullanılıyor. Kan kanseri, kan hücrelerinin kontrolsüz çoğalması sonucu gelişiyor. Bu hastaların bir kısmı ilaçlarla
tedavi edilebiliyor, ancak bir kısmında da kemik iliği nakli yapmak gerekiyor. Hastanın kendi kemik iliğindeki kan hücreleri çeşitli ilaçlarla veya radyasyonla tamamen yok edildikten sonra sağlıklı bir kişiden alınan kemik iliği hücreleri kanserli hastaya naklediliyor. E¤er her iki doku arasında uyum sağlanırsa kısa bir süre içerisinde sağlıklı kişiden nakledilen kan kök hücreleri, normal kan hücreleri üretmeye başlıyor. Ancak uyum sağlanamaz, yani nakledilen kemik iliği hücreleri ile vücut arasında savaş olursa bu, ölümle sonuçlanabiliyor.
Kemik iliği naklinde diğer bir yöntem ise kanserli hastanın kemik iliğini yok etmeden önce sağlıklı kan kök hücrelerini ayırıp bunları depolamak.
Kemoterapi veya radyasyonla kemik iliği yok edildikten sonra, kültürlerde çoğaltılan kan kök hücreleri hastaya geri verilebiliyor. Ancak bazen gözden kaçan kanserli bir hücre de hastaya geri verilmiş olabiliyor. Veya hastanın kan kök hücrelerinde normal genetik yapı bozulmuş olabiliyor. öylece bu kök hücreleri geri verdiğinizde DNA yapısındaki bozukluğa bağlı kanser, yeniden gelişebiliyor.
Kemik iliği naklindeki tüm bu zorluklar belki de embriyonel kök hücrelerden elde edilecek olan kan kök hücreleri tarafından aşılacak. Embriyonel kök hücreler, kan kök hücrelerine dönüştürülebiliyor. Daha sonra kültürlerde çoğaltılan bu kök hücreler bağışıklık sistemini uyarmayacak şekilde programlanarak hastaya nakledilebilir. Daha da ötesi, embriyonel kök hücrelerin çekirdeğindeki genetik yapı, kişinin cildinden alınan sağlıklı bir hücrenin genetik yapısıyla değiştirilebilir. Böylece laboratuvarda üretilen kan kök hücreler hastayla aynı genetik yapıyı taşır. Bu hücreler nakledildiğinde ise hiçbir uyum sorunu yaşanmaz. Bu hedefleri gerçekleştirilebilmek için kök hücrelerin yapısını daha iyi anlamamız ve onları tam olarak kontrol edebilmemiz gerekiyor. |