Ana Kök Kök Kullanim Haberler Kaynakça  

Bu bölümde kök hücrelerin kullanım alanları anlatılmaktadır.

 

Otoimmün Hastalıkların Tedavisi

Vücudumuza yabancı bir madde veya organizma girince bağışıklık sistemimiz buna karşı derhal bir savaş başlatıyor. Bağışıklık sisteminin en önemli askerleri kemik iliğindeki kan kök hücreleri tarafından yapılan T ve B hücreleri. Vücudumuza herhangi bir mikrop veya yabancı hücre girdi¤inde bunlar ilk olarak "antijen sunucu hücreler" tarafından yutularak parçalara ayrılıyorlar. Yabancı organizma küçük parçalara ve proteinlerine ayrıldıktan sonra bu parçalar antijen sunucu hücreler tarafından T hücrelerine sunuluyor. Yabancı organizmanın parçalarını yüzeyindeki algılayıcılar sayesinde tanımlayan ve düşman olduğunu anlayan T hücreleri, alarm durumuna geçerek "sitotoksik T hücreleri" ni ve B hücrelerini harekete geçiriyor. Aktif hale geçen B hücreleri antikor salgılayarak yabancı hücreye saldırıyor. Sitotoksik T hücreleri ve antikorların saldırısına uğrayan yabancı organizma böylece yok ediliyor.

Vücut normal koşullarda kendi hücrelerini veya proteinlerini yabancı olarak algılamıyor. T hücreleri, timus bezi tarafından programlanarak kendileriyle yabancı arasındaki farkı ayırt etmeyi öğreniyorlar. Ancak bazen T hücreleri bu programlamanın dışında kal›yor ve vücuttaki bazı molekül ya da hücreleri yabancı olarak algılayarak bağışıklık sistemini alarm durumuna geçiriyorlar. Yanlış alarm sonucu harekete geçen bağışıklık sisteminin askerleri, vücudun yabancı zannedilen kendi hücrelerine saldırıyorlar. Eklem romatizması, tip I şeker hastalığı, glomerulonefrit denilen bir grup böbrek hastalığı bu şekilde oluşan hastalıklardan bazıları. "Romatoid artrit" olarak adlandırılan eklem romatizmasında vücutta oluşan antikorlar eklemlerdeki kıkırdağa saldırarak burayı tahrip ediyorlar. Bu tahribata bağlı olarak eklemlerde hareket kısıtlılığı, ağrı ve şekil bozuklukları meydana geliyor. Kesin bir tedavisi olmayan romatizma hastalığında bazı ağrı kesiciler veya bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılıyor. Ancak bu ilaçlar hastalığı tam olarak tedavi etmeyip sadece ilerlemesini durduruyor ve şikayetleri hafifletiyor. Bağışıklık sistemi, Tip I şeker hastalığında pankreastaki beta hücrelerine, multiple skleroz hastalığındaysa sinirlerin etrafında bulunan kılıfa karşı savaş açıyor. Pankreastaki beta hücreleri kişinin kendi bağışıklık sistemi tarafından yok edilince insülin salgılanmıyor ve kan şekeri yükseliyor. Sinir hücrelerinin etrafında bulunan ve elektrik iletimini hızlandıran kılıfın bağışıklık sistemi tarafından yok edilmesi multiple skleroz hastalığına yol açıyor. Bu hastalıkların halen kesin tedavisi mümkün değil. Kök hücreler kullanılarak otoimmün hastalıkların kesin tedavisi yapılabilecek. Kişinin kendi hücrelerini yabancı olarak algılayan T hücreleri yok edilerek bunların yerine sağlıklı normal T hücreleri üreten kan kök hücrelerinin nakli üzerinde çalışılıyor. Kişinin kendi kemik iliğinden alınan kan kök hücreleri kültürlerde çoğaltılarak bunlardan normal T ve B hücreleri elde edilebiliyor. Hastaya geri verildiğinde bu hücreler artık vücudun kendi hücrelerine saldırmıyorlar. Diğer bir yöntem de bağışıklık sistemi hücrelerindeki genetik mekanizmanın kontrol edilerek baskılanması. Bağışıklık sisteminde yer alan hücreler harekete geçtiklerinde çeşitli moleküller salgılıyorlar. Bu moleküllerin sentezi bazı genlerin kontrolünde. Kök hücrelerdeki genetik yap› değiştirilerek bu genler kontrol altına alınabiliyor. Böylece vücuda zarar veren maddelerin salgılanması engelleniyor. Genetik yap›s› düzenlenmiş bu kök hücreler kişiye geri verildi¤inde art›k kendi hücrelerine zarar vermeyen normal T ve B hücreleri üretiyorlar. Önümüzdeki yıllarda genetik mühendisliği ve kök hücreler kullanılarak yapılan bu tedaviler, otoimmün kökenli eklem romatizması, şeker hastalığı ve nefrit gibi birçok hastalığın kökten çözümü olacak.

 

 

İK Tasarım copyright © 2004 Obie Glad, Tüm Hakkı Saklıdır.